genel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
genel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

07 Ağustos 2009

başıboş blog

İki yılı biraz geçmiş, burası başıboş sal gibi yüzüyor nette.. arada bir dümen takıp, yelken mi açsak?...

12 Temmuz 2007

absinth



"absinthe" veya "absent" .. olarak da bilinen, %70'in üzerinde alkol içeren, yeşil içecek.. Çok hızlı ve şiddetli etkisi vardır, bu açıdan dünyanın en ekonomik içkisidir (fiyat/performans :)).. 19. yüzyılda orta avrupa'da üretilmeye başlanmış. Şu anda en çok tercih edilenleri Çek Cumhuriyeti'nde üretilmekte.. Şiddetli etkileri sebebiyle pek çok ülkede satışı/ithalatı yasak bildiğim kadarıyla...

Bir rivayete* göre bu içki ile ilgili oscar wilde demiş ki;

ilk evreden sonra nesneleri olmasını istediğiniz gibi görürsünüz.ikinciden sonra nesneleri olmadıkları gibi görürsünüz.ama üçüncü evreden sonra nesneleri gerçekten oldukları gibi görürsünüz ki, en korkunç şeydir bu dünyada...

çok fazla tecrübe etme şansım olmadı bu içkiyi fakat, tecrübe ettiğim kadarıyla ününü hakeden bir içki.. Tadı herkese hitap etmeyebilir tabii..

illüstrasyon: http://tn3-1.deviantart.com/fs9/300W/i/2006/070/0/e/absinth__by_evil1903.jpg

*Oscar Wilde'ın bu sözünün orjinalini araştıramadım, değişik yorumlara rastladım ama. O sebeple "rivayet" dedim..

14 Haziran 2007

sudoku


sevenler için cosmopolis'te sudoku widget hizmete girdi.. sağdaki menüden ulaşabilirsiniz.. iyi çözümler..

24 Mayıs 2007

küçük insanlar

küçük insanlar vardır bilirsiniz
fiziksel olarak küçüklükten bahsetmiyorum tabii ki,
kişilik olarak küçüktürler..
birilerine yaranmak zorunda hissederler kendilerini daima,
kraldan çok kralcılardır,

kendilerini kaptırırlar kralcı olurken, sınırlarını aşarlar fazlasıyla
tabii bir de "her devrin adamı"dırlar..
küçük olduklarını umursamadan insanlara saldırırlar,
iftira ve hakaret en önemli silahlarıdır,
akılları sıra çirkeflikle üste çıkacaklardır..
ama sonuçta onlar "küçük insanlardır"
bilirsiniz hepiniz..
etrafınızda vardır mutlaka küçük insanlar
Bir Yerde Küçük İnsanların Gölgeleri Büyüyorsa Orada Güneş Batıyor Demektir

küçük insanlar üzerine bir alıntı:

Küçük insanlar... Büyük gölgeler...

“Küçük insanların büyük gölgeleri olur bazen”...
Ve o gölgeler, bir süre ‘gerçekmiş’ gibi algılanır!..
Göz yanılması bir ‘ilizyon’dur yaşadığımız...
Bazıları ‘gerçek’ sanır!..
Bazıları anlar işin ‘yalan’ olduğunu da çözemez bir türlü sırrını...
Kimi, farkına varır bunun, söylemez sadece...
Cesareti bulamaz söyleyecek kadar...
“Gölgeyle” selamlaşır!..
Ayağını ‘gölgeye’ göre denk alır!..
Kimi, farkına dahi varmaz, ‘küçük insanlara’ sunar ‘büyük’ hürmetlerini!..
Kimi bilir, bekler sadece...
Bekler...
O günü...
Gölgenin kaybolacağını bilerek...
***
Kimi ‘insan’, kendini ‘gölgesi’ sanır sadece...
O’nu yaşar!..
Aldanır!..
“Ne kadar büyük insanmışım” diyerek, kendi yalanlarına kendisi kanar önce...
Kocaman gölgesine, önce, kendisi sığınır...
Küçük insanların büyük gölgeleri, geçicidir ama...
Ne zaman ki ‘güneş’ vurmaz üzerine, ne zaman ki ışık çevirir yönünü bir başka güzelliğe... Ne zaman ki ‘gerçekleri’ aydınlatır sadece...
Ne zaman ki ‘rüzgar’ kocaman
gölgeleri sürüklemez de tam karşısına alır...
Rüzgara karşı yürüyemez, ne küçük insanlar... Ne de kocaman gölgeleri...
Ve çok iyi bilinir ki, her ‘gölge
oyunu’nun vardır bir ‘son’ perdesi!..
Zil çalar...
Işıklar kapanır...
Küçük insanların gölgeleri kaybolur, an gelir...
Kendileri kalır...
Küçücük...
İnsanlar...
Ve fark etmezsiniz!..
Kaybolurlar, yok olurlar, silinirler
sessizce...
Aman dikkat ediniz ne olur,
basmayınız üzerlerine...
Bırakınız, yaşasınlar ‘gölgeleri’ olmadan da...
Yaşasınlar, hak ettikleri kadar ‘değer’ bularak...
Yaşasınlar, ‘gölgesiz’ gerçeklerini...
Çırılçıplak!..
Çıkarsız!..
Yalansız!..
Ve hak ettikleri kadar, sadece...
***
Lütfen bir bakınız çevrenize, alıcı gözle bir bakınız...
İyice düşününüz...
Ve seçiniz onları birer birer...
Gölgeleri büyük, küçük insanları...
Evet, görebilirsiniz!..

Cenk Mutluyakalı
kaynak: http://www.yeniduzengazetesi.com/printa.php?col=1&art=3859

boğa güreşi


ilahi adalet... keşke her zaman yerini bulsa...

boğa güreşleri insanların uyguladığı vahşetin en önemli örneklerinden. Bir arena/stadyum dolusu insan "matador" denilen şahsiyetin olan biten hakkında bir fikri olmayan zavallı başka bir canlıyı yavaş yavaş, acı çeke çeke öldürmesini izler ve bundan haz alır..
bu vahşette tarafım... boğadan yana...

fotoğraf: http://fotogaleri.hurriyet.com.tr/GaleriDetay.aspx?cid=2276&p=13&rid=2

30 Nisan 2007

bir-iki husus

yine ihmal ettim buraları, kısa kısa yazayım yeni haftanın ilk gününde;

öncelikle, bir önceki postda da belirttiğim gibi 23 Nisan'daki 3 günlük tatilden istifade, ilk dalış maceramı yaşadım.. Ankara'daki 2 günlük teorik eğitimin ardından Marmaris'te 3 günde 6 dalış yaptım.. ilk 4'ü daha çok kıyafetleri, malzemeleri tanımak, yüzeyde ve su altında yapılması gerekenleri öğrenmekle geçti.. Son iki dalış çok daha güzel ve eğlenceliydi.. Sonuçta brövemizi aldık, artık 1 yıldız dalıcıyız :) Ankara'da bile hava gülün güneşlikken Marmaris'te havanın kapalı ve rüzgarlı, rağmurlu olması pek hoş olmadı tabii.. özellikle ıslak dalış kıyafetlerini rüzgarda giymeye çalışmak (acemilik de var), henüz ısınmamış denize atlamak, işin zorlu taraflarıydı.. Ama son iki dalışta anlamlı derinliklere inip, keyifle balıkların arasında gezinmek hepsini unutturdu.. henüz denememiş olanlara şiddetle tavsiye ederim.. Sağlık yönünden bir engeliniz yoksa, herkesin yapabileceği bişey, zor değilmiş :) ben bile daldım :))



Kendimi bir konuda takdir ettim bu sabah.. şehir dışında olmadığım veya aksi bir durum olmadığı sürece haftada 3 gün spor yapmaya devam ediyorum.. Hem de sabah 6'da kalkıp, üşenmeden, zevkle yapıyorum... Bundan sonra da böyle sürecek umarım.. aferim bana :)

dün (29 Nisan'da) İstanbul Çağlayan'da yine yüzbinlerce yiğit insan toplandı, haykırdı.. Ben de orda bulunmayı isterdim fakat malesef yoktum.. Babam gitmiş ama gurur duydum :) 1000 Dirilmiş kıtayı bakalım bu sefer ne diye küçümsemeye çalışacaklar... milletin haykırışlarına daha ne kadar kulaklarını tıkayabilecekler..

sağlıcakla...

not: fotoğraf yeni geldi, ekledim posta.. fatih'in photoshop becerileri ile zenginleştirilmiştir :)

02 Nisan 2007

gökova'dayım, haftaya görüşürüz..

Bir çalıştaya katılmak için bu akşam gökova'ya gidiyorum.. 1 hafta buralardan uzaktayım, dönünce görüşmek üzre..

06 Şubat 2007

temiz bir sayfa

açıldı...
her ne kadar temiz bir sayfa da olsa, eski blogdan sildiğim postlardan bazılarını buraya taşımaya karar verdim. Çünkü bu postlar değişik konularda, insanların işine yarayabilecek bilgiler de içeriyor...

03 Ocak 2007

Mutlu Yıllar!


Geçmiş bayramınız ve yeni yılınız kutlu olsun :)
Mutlu, sağlıklı, başarılı, her konuda şanslı, yaşanası bir yıl dilerim...