gezi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gezi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Nisan 2007

bir-iki husus

yine ihmal ettim buraları, kısa kısa yazayım yeni haftanın ilk gününde;

öncelikle, bir önceki postda da belirttiğim gibi 23 Nisan'daki 3 günlük tatilden istifade, ilk dalış maceramı yaşadım.. Ankara'daki 2 günlük teorik eğitimin ardından Marmaris'te 3 günde 6 dalış yaptım.. ilk 4'ü daha çok kıyafetleri, malzemeleri tanımak, yüzeyde ve su altında yapılması gerekenleri öğrenmekle geçti.. Son iki dalış çok daha güzel ve eğlenceliydi.. Sonuçta brövemizi aldık, artık 1 yıldız dalıcıyız :) Ankara'da bile hava gülün güneşlikken Marmaris'te havanın kapalı ve rüzgarlı, rağmurlu olması pek hoş olmadı tabii.. özellikle ıslak dalış kıyafetlerini rüzgarda giymeye çalışmak (acemilik de var), henüz ısınmamış denize atlamak, işin zorlu taraflarıydı.. Ama son iki dalışta anlamlı derinliklere inip, keyifle balıkların arasında gezinmek hepsini unutturdu.. henüz denememiş olanlara şiddetle tavsiye ederim.. Sağlık yönünden bir engeliniz yoksa, herkesin yapabileceği bişey, zor değilmiş :) ben bile daldım :))



Kendimi bir konuda takdir ettim bu sabah.. şehir dışında olmadığım veya aksi bir durum olmadığı sürece haftada 3 gün spor yapmaya devam ediyorum.. Hem de sabah 6'da kalkıp, üşenmeden, zevkle yapıyorum... Bundan sonra da böyle sürecek umarım.. aferim bana :)

dün (29 Nisan'da) İstanbul Çağlayan'da yine yüzbinlerce yiğit insan toplandı, haykırdı.. Ben de orda bulunmayı isterdim fakat malesef yoktum.. Babam gitmiş ama gurur duydum :) 1000 Dirilmiş kıtayı bakalım bu sefer ne diye küçümsemeye çalışacaklar... milletin haykırışlarına daha ne kadar kulaklarını tıkayabilecekler..

sağlıcakla...

not: fotoğraf yeni geldi, ekledim posta.. fatih'in photoshop becerileri ile zenginleştirilmiştir :)

16 Nisan 2007

scuba


Bu hafta sonu teorik eğitimine katıldığım scuba dalışı için haftaya 3 günlüğüne marmarise gidiyorum.. uzun zaman önce niyetlendiğim ama bir türlü fırsat bulamadığım yeni bir merak... umarım herşey yolunda gider, işi kıvırabilirim ve huzurlu sualtı dünyasında arada sırada yerimi alabilirim...


not: fotoğrafların kaynaklarını not etmeyi unuttum :((.. tekrar bulabilirsem yazacağım..

28 Mart 2007

Bursa

Geçtiğimiz hafta sonu (23-24 Mart 2007), ADT Bursa Açık Dart Turnuvası için Bursa'daydım.. Çook uzun zaman önce gitmiştim Bursa'ya daha önce, bu gidişimde çok fazla gezme şansı bulamasam da, gezidğim gördüğüm kadarıyla çok sevdim Bursa'yı.. Biraz plansız yapılaşma ve yetersiz yollar sebebiyle kent merkezinde trafik sorunu var görünüyor ama onun dışında hem tarihi dokusu ile hem de doğal güzellikleri ile güzel şehir Bursa.. Bi ara sadece gezmek için de gideceğim..
Genelde yediğin içtiğin senin olsun denir ama, Bursa'da bolca iskender yedik, bira içtik.. Sanırım Bursa'nın yıllık alkol tüketimine bu turnuva için gelenler, hatırı sayılır bir artış sağlamıştır.. bkz.: mizansen haber

Eğlenceli ama bir o kadar da yorucu bir hafta sonu oldu.. Ankara'dan 2 otobüsle yapılan yolculuk, eğlenceliydi.. Bol alkollü ve bolca ihtiyaç molalıydı.. Dönüş yolculuğu geç başlaması ve geç bitmesi sebebiyle fazladan yorgunluğa sebep oldu...

Turnuva organizasyonu genel olarak iyiydi, tek sorun turnuvanın yapıldığı salonun küçük, basık ve yetersiz havalandırmaya sahip olmasıydı..
Turnuvaya herhangi iddia ve beklentiyle katılmadım, nitekim gruptan çıkıp, 2 tur oynadıktan sonra elendim.. O açıdan pek bir kazanç/kayıp yaşamadım..

Netice itibarı ile, güzel şehir Bursa..

20 Şubat 2007

Amasra


Tadı damağımızda kalan günübirlik Amasra seferinden güzel kareler. Önceden planlı olmayan bir şekilde, Pazar sabahı bir minibüse doluşup (8 kişi) Amasra'nın yolu tutulur.. Eğlenceli bir yolculuk sonunda Amasra'ya varılır.

Soğuk Amasra sahilinde kısa bir yürüyüş.. Çarşıda gezinme..


Üstüne Canlı Balık Restoran'da leziz yemek... Rakı, Barbun, Salata...



Diğer taraftaki kıyıda gezinti... Hamam Cafe'de kahve/çay içme.. Akşamüstü dönüş yolu...
Havalar biraz daha ısınınca ilk fırsatta tekrar gelme düşüncesi... doya doya gezme...

Fotoğraflar için sevgili Erdem'e ve Yasemin'e çok teşekkürler :)

06 Eylül 2006

Adrasan

sakin, huzurlu, bol dinlenceli tatil yapmak istiyorsanız, doğru yer..
ama cidden sakinlik arıyorsanız, yoksa sıkılabilirsiniz.. akşamları eğlence mekanı yok, sabahları kumsalda çok az insan oluyor (en azından bu mevsimde).. neyse, sonuçta güzel, dinlenceli, sakin (ama çok kısa :() bir tatildi.. darısı henüz yapamayanların başına..

29 Ağustos 2006


sonunda!...
kısa da olsa tatil :)




fotoğraflar:
http://www.fotosearch.fr/photos-images/chaise-longue_1.html

08 Ağustos 2006

Akçakoca

Henüz tatil yapamamış (benim gibi :() bir grup arkadaşımla birlikte geçtiğimiz haftasonu yakın bir yerlere denize girmeye, dinlenmeye karar verdik.. Daha önceden gitmediğimiz biryer olsun istedik, o sebeple cumartesi sabah erkenden Akçakoca yoluna düştük.. Deniz, konaklama kalitesi, vs.. anlamında pek de tatmin edici olmamakla birlikte, genel anlamda güzel bir haftasonu oldu..
İzlenimleri de burdan paylaşmak istedim, oraya gitmeyi düşünen, merak eden olursa diye.. Kısa kısa sıralayacağım,
Öncelikle doğal anlamda güzel bir belde, yeşil, denize sahip, fındık bahçeleri bol..

1. Konaklama
: Ankara ve İstanbul'a yakınlığı sebebiyle hafta sonu tatilleri için popüler bir yer Akçakoca, o sebeple önceden otel/pansiyon araştırıp belkı yer ayırtıp gitmek zaman kazanma açısından faydalı olacaktır..
2 tane büyük otel, 20-25 tane de küçük otel ve pansiyon mevcut civarda.
Küçük otellerin büyük kısmı kalınabilir durumda ama bizim kaldığımız ve diğer bazı gezdiklerimiz temizlik açısından cok da başarılı değillerdi..
Fiyatlar genel olarak uygun, kişi başı 20-30 YTL civarına oda-kahvaltı veren pansiyon/otel bulabiliyorsunuz. Tabii bu fiyatlar hafta içinde 20 YTL ve altına düşebilir.
Bikac Otelin telefon numaraları şöyle:
Diapolis Otel 0380 611 37 41 (Pahalı)
Otel Akçakoca 0380 611 45 25 (Pahalı)
Koçan Otel 0380 611 21 22
Bayraktar Otel 0380 611 66 77
Sezgin Otel 0380 611 42 32
Bahar Pansiyon 0380 611 45 35
Mesen Otel 0380 611 44 36
Can Apart Pansiyon 0380 611 96 65
Yılmaz Otel 0380 611 47 41

2. Deniz: İnternette edindiğimiz bilgilere göre yaklaşık 30 km. sahili olan bir beldemiz. Biz çok küçük bir kısmını gezebildik ama denediğimiz iki plajında da yoğun bir deniz anası etkisi vardı. Özellikle Belediyenin "Mavi Bayraklı" Kale plajı, temiz görünüyordu, merkezdeki plaja göre de berraktı ama, fazlaca deniz anası barındırıyordu.. Bu sebeple deniz açısından pek de verimli geçmedi seyahat.. Neymiş: Belki mevsimsel geçici bişeydir ama, Akçakoca denize girmek için çok uygun bi yer değilmiş..

3. Rafting: Araştırma yaptığımız Akçakocayla ilgili internet sitelerinde yakınlardaki Melen Çayı üzerinde rafting imkanı olduğu yazıyordu. Biz de denizden randıman alamayınca, pazar sabahı erkence bir saatte rafting tesisinin bulunduğunu öğrendiğimiz Cumayeri'ne doğru yola çıktık.. Yollarda bilgilendirici pek bişey olmayınca, yöre halkı da rafting hakkında bihaber çıkınca yolu tespit etmek de pek kolay olmadı tabii.. Neyse sonuçta yaklaşık 1,5 saatlik bir yolculuk sonrasında bahsi geçen rafting tesisinin bulunduğu Cumayeri'ne varabildik. Ve fakat tahmin edebileceğiniz üzere mevsimsel sebeplerle ağustos ayında Melen Çayında Rafting yapmak namümkün.. Sizin de aklınızda bulunsun, Düzce/Cumayerinde Rafting var diye yazın ortasında çıkıp gitmeyin.. Rafting sezonu Mart gibi canlanıp, Mayıs civarında filan bitiyormuş orada.. Yağış durumuna göre Haziranda'da belki mümkündür bazen ama, Ağustos ayında böyle bişey mümkün değil.. Neyse, aynı zamanda lokanta olan tesis'in restoran işletmecisi arkadaş bizlere birer çay ikram ederek, Rafting ve Düzce'nin turistik, tarihi yerleri hakkında bilgi verdikten sonra biz dönüş yoluna koyulduk...

4. Yemek/İçmek: Tabii haftasonu kısıtlı zaman tatili olunca, bir de güzel yiyelim, içelim diye düşünüyor insan doğal olarak.. Özellikle Amasra'ya nadiren de olsa yapılan rakı-balık turlarını düşününce.. Neyse, sözü uzatmayalım, Akçakoca'da internet sayfalarında olduğu gibi pek fazla yöresel yiyecek bulmak pek mümkün değil, ya da biz bulamadık.. Balıkçı barınağında güzel bir öğlen yemeği yedik, hamsi, çinekop ve salata ve "su"dan oluşan.. Balıkçı barınağı çevresinde güzel balık lokantaları mevcut ama, hemen hemen hiçbirinde içki satılmıyor!.. Akşam yemeği için içki de içebileceğimiz çok az sayıdaki restorandan birisi olan "Kamelya" adındaki restorana gittik.. Deniz kıyısında, yeri oldukça güzel.. Mezeleri fena değil, salataları biraz sıradan, vs.. Sonuçta Ankara'daki sıradan bir meyhane/lokantadan daha öte bişey yoktu.. Deniz sesi dışında.. Neymiş: Akçakoca'yı Amasra gibi düşünmemek gerekiyormuş yemek/içmek anlamında da..

Netice: Akçakoca hakkında benim izlenimlerim böyle. Sonuçta kısa süreli bir geziydi ve gözden kaçırdığım, bilmediğim pek çok şey olabilir.. Ama genel anlamda Akçakoca bana çok cazip bir hafta sonu tatil mekanı gibi gelmedi.. Akçakoca ile ilgili bilgi alabileceğiniz bikaç internet sitesinin adresleri de şöyle:

http://www.ntvmsnbc.com/modules/yakinyerler/akcakoca.asp

http://www.akcakoca.org/
http://www.akcakoca.bel.tr/